Tüm Zamanların En iyi Sunumu ve 7 Etkili Sunum Tekniği

Her gün milyonlarca insan ürün, hizmet, fikir ya da işlerini karşı tarafa aktarmak için daha etkili sunum yapabilmenin tekniklerini arıyor. Bunun için yazılmış onlarca kitap ve tasarlanmış onlarca eğitim bulabilirsiniz. Biz yine de konu “etkili sunum” olunca sözü en etkileyici adamlardan birine bırakalım istedik.

Sizce kurumsal dünyadaki gelmiş geçmiş en iyi sunum hangisi ? Biraz ipucu verelim; 21. yüzyılın en devrimsel ürününü ve onu yaratan insanı düşünün…

Tebrikler!

Steve Jobs’ın 2007 yılında yaptığı ilk jenerasyon iphone sunumu tüm zamanların en iyi sunumlarından biri, belki de en iyisiydi. 10. yılında iphone 8’in tanıtılması beklenen bu günlerde o sunumu bir de “etkileyici sunum teknikleri” başlığıyla yeniden değerlendirelim.

Ne mutlu bize ki, bazılarımız canlı, bazılarımız da sonradan bu sunumu izleme şansı yakaladı. O sunumda fikriniz, girişiminiz ya da departmanınız için yapacağınız ürün ya da hizmet sunumunu çarpıcı hale getirecek 7 sır var.

1- Kışkırtıcı bir başlık

Başlık her türlü aktarımın ilk uyarıcısı, çapasıdır. Jobs o günkü sunum için “Apple bugün telefonu yeniden icat edecek” diye açıklamıştır ki bu bir başlıktır. Sonrasında hem sunumda hem basın açıklamasında bu başlığın altı doldurulmuştur. Steve Jobs’un diğer sunumları da incelendiğinde kısa ve öz bir cümleyle yeni çıkan ürün ve hizmeti özetlemediği bir sunum yoktur.

2- Hikayeleştirme ve kurgu

İster sözlü ister yazılı olsun, düşüncelerinizi aktarırken bir kurguya ihtiyacınız vardır. Steve Jobs’un sunumunda bu kurguyu bulacaksınız. Elbette Jobs neredeyse tüm film ve romanlardaki gibi sunumun da bir kurguya dayanması gerektiğini biliyordu. Hemen her hikayede yer alan; kurgu-çatışma-çözüm akışı sunumda da vardı.  Jobs da hikayesinde yıllardır bu anı beklediğini anlatarak başladı, Apple’ın yarattığı devrimsel inovasyonlarla devam etti. Sorunu rakip telefonlarla açıkladı, çözümü ise malumdu. İşte size etkili sunum için harika bir hikayeleştirme örneği!

3- Sürpriz

Sunumlar korkunç bir şekilde sıkıcı olma eğilimindedir. Hikayeler de öyle. Bu yüzden en çarpıcıları sizi şaşırtan detaylarla doludur. Jobs’un sunumunun kırılma noktası, herkesin zihninde  “üç ürün mü lanse edilecek” sorusunu yarattığı ve ardından esprili bir şekilde aslında tek ürünü iphone olarak açıkladığı andır.

4 – Kötü adam

Tanıdık geldi değil mi ? İşte izlediğimiz her film, okuduğumuz her kitapta akla gelen, hikayelerin olmazsa olmazı. Peki bir telefon lansman sunumunda kötü adam kim olabilir dersiniz ? Elbette Jobs’un “usual suspects” olarak ustaca tanımladığı rakip telefonlar. Sunumun devamında onları yerin dibine sokarak sonunda iyinin kazanacağını da öngörebiliriz.

5 – Mizah

Daha sonra Apple’ın patentini aldığı Jobs’un esprisi olan yeni “iphone”

İlk jenerasyon iphone sunumunda Jobs 40’tan fazla kez izleyicileri güldürmüş, sunumunda bir sorun çıktığında bile Steve Wozniak ile bir anısını anlatarak konuyu tatlı bir şekilde bağlamıştı. İşi daha da ileri götürüp Maps’ı tanıtırken sunum lokasyonuna yakın bir Starbucks’ı arayarak 4000 latte sipariş etmişti. Elbette bu sahte bir siparişti ama tüm salonu kahkahaya boğmaya yetti. İyi bir sunumda hem hikayeyi sürükleyici kılmak hem de katılımcıları aktif tutmak için mizah en güçlü silahlardan biridir.

6- Tasarım ve sadelik

Jobs’un ya da onun kadar iyi sunum yapabilen herhangi birinin sunumunu izlediğinizde, sadelik gözünüze çarpacaktır. Steve Jobs’un sadelik ve kullanıcı dostu etkileşime hastalık derecesinde önem verdiği  hepimizin malumu. Hal böyle olunca tüm zamanların en iyi sunumunun tasarımını incelememek olmaz.

Sadelik demişken  Jobs bu konunun vücut bulmuş haliydi. Meşhur giyim tarzı pek çok Silikon Vadisi liderine örnek teşkil etmişti. Aynı zamanda sahnede de sunumu ve Jobs’un kendisini arka plana atacak hiçbir görsel yoktu. Koyu renklerden oluşan sahne, perde gibi detaylar sunumu izleyenlerin göz sağlığına ve Sunumların pek çoğu Powerpoint, Koynote ve benzeri programlarla yapılıyor. Burada da sadelik şarttır. Canlanması gereken slaytlar değil sizin bedeninizdir.

7- Beden dili

Beden dili, rol yeteneği ya da adına her ne derseniz deyin. Bir sunumda ne kullanacağınız görsel, ne slaytlardaki animasyonlar sizi tam olarak ifade edebilir. Sunumları canlandıran insanlardır. Belki de sunumlarınızı kusursuzlaştırmak için tiyatro yeteneğinizi bile geliştirmeniz gerekebilir. Unutmayın, ekranda veya katılımcıların ellerindeki bilgiler cansız rakam ve harflerken,  bu hikayeyi izleyicilerin zihninde canlandırabilecek en iyi oyuncu sizsiniz. Steve Jobs bu konuda ikonik tarzıyla 3-0 önde de başlasa sunum sırasındaki ses tonu, sahne kullanımı, jest ve mimikleri, seçtiği kelimeler dikkatle incelendiğinde bu efsanenin sunumunda her şeyin önceden çalışılmış detaylarda olduğunu görebilirsiniz.

 

Unutmayın, iş arkadaşlarınız, yöneticileriniz, yatırımcılarınız veya herhangi bir hedef kitleye fikirlerinizi ve hikayenizi anlatmak için sunumlar harika birer fırsat. Bunu unutulmaz bir deneyime dönüştürmek de sizin elinizde. Etkili sunum yaratmak isteyen herkese başarılar!

Yazının sonuna kadar sabredip okuyanlar için arama zahmetine girmeden paylaşmak istedik.

Aşağıda sunumun ilk bölümünün Türkçe altyazılı bir versiyonunu bulabilirsiniz. Ayrıca yaklaşık 80 dakikalık sunumun tamamına da buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir