Üç Vakte Kadar Size Yol Görünmesin: 2020 Yılına Kadar Edinmeniz Gereken 10 Beceri

Kariyeriniz için bir falcıya gitmenizi önerecek değiliz. Fakat uluslararası literatürde VUCA olarak geçen bu çağda becerilerinizi sürekli güncellemeniz gerekiyor. Yaptığınız iş ne olursa olsun, dijital dönüşüm, 4. endüstri devrimi gibi içinden geçtiğimiz devrimlerin işinize ve dolayısı ile hayatınıza etkisi çok yüksek. Gelecek nesil yetenek olmaya hazır mısınız ?

Yine böyle düşünen Gelecek Enstitüsü Phoenix Üniversitesi ile birlikte hazırladığı “Geleceğin İş Becerileri” adlı bir raporda kazanmamız gereken becerileri 10 başlıkta açıklamış. Bu becerileri de değişimi yöneten altı faktöre dayandırmıştır; aşırı uzun yaşam beklentisi, akıllı makine ve sistemlerdeki artış, bilgisayarlaşmış dünya, yeni medya ekolojisi, yapılandırılmış organizasyonlar ve global bağlı dünya. 

 

1- Anlamlandırma

Akıllı cihazlar üretim ve hizmet sektöründe pek çok işi üsleniyor. Fakat halen kodlanamayan bazı yetenekler var; anlam yaratma ve eleştirel düşünme gibi. Yapay zekadaki muhteşem gelişmelere rağmen bilgisayar dünyasının duayenlerinden Janor Lainer‘e göre halen “düşünme” sürecinin tanımını yapabilmiş değiliz ki, onu geliştirebilelim.

2- Sosyal Zeka

Her ne kadar temel seviyede duygusal ya da sosyal tepkiler verebilen robotlar üretildiyse de, halen hissetme eylemi en az anlanlandırma kadar zor bir süreç. Robotlar henüz anlamlandıramadığından, buna uygun sosyal ve duygusal tepkiler de üretemiyor.

Sosyal zekası yüksek insanlar etrafındakilerin duygularını daha iyi anlar ve sözleri ve mimiklerini buna göre ayarlayabilir. Bu da kişilerarası etkileşim ve güven gerektiren ekip çalışmalarında çok önemlidir. Robotlar henüz bu kadar iyi değilken, bizim bu becerimizi yüksek tutmamız makineler karşısında rekabet avantajımızı koruyabileceğimiz alanlardan biri olacak.

3- Özgün ve Adaptif Düşünme

MIT’den David Autor son 3 onyılda ABD’deki işleri inceledi. Sonuçlara göre orta sınıf beyaz ve mavi yaka işlerde artan otomasyon ve bazı işlerin yurt dışından yapılabilir hale gelmesiyle düşüş oldu. Buna karşın kalifiye, yüksek maaşlı, teknik veya yönetsel beceri gerektiren işlerde ve düşük beceri gerektiren düşük maaşlı işlerde (kişisel hizmetler, gıda hizmetleri gibi) artış oldu.

Bu iki alanın ortak becerisi beklenmeyen durumlara adapte olup çözüm üretebilme. Bu nedenle gelecek yıllarda bu beceriyi gerektiren işler yükselecek.

4- Kültürlerarası Çalışma Yeteneği

Gerçekten globalleşmiş bir dünyada bir çalışanın herhangi bir ortamda becerilerini sergilemesi gerekebilir. Bu dil gibi gereksinimler gerektirdiği kadar değişen şartlar ve yeni yapılara da adapte olma yeteneği gerektirir. Yapılan araştırmalar farklı yaş, beceri, disiplin ve kültürdeki bireylerden oluşan ekiplerin başarılı olduğunu, hatta tekdüze ekipleri performans olarak geçtiğini gösteriyor. Farklılıkların yönetimi artık pek çok şirket tarafından inovasyonun bir göstergesi olarak görülüyor. Bu nedenle uzun vadede farklılıkları anlayarak ortak hedef, değer ve öncelikler yaratabilen şirketler ve bireyler başarılı olacak.

5- Sayısal Düşünme

Elimizde bulunan veri miktarı katlanarak arttıkça, bu bilgiyi anlamaya yardımcı olmak için daha fazla roller sayısal düşünme becerileri gerektirecektir. Sanal ve fiziksel dünyaların programlanmasının temellerini öğreten acemi dostu programlama dilleri ve teknolojiler, çevremizde olup bitenleri idare etmemize ve etkileşimlerimizi geliştirmemize olanak tanıyacak. Eskiden Ofis paket programlarını bilen adaylar arayan İK departmanları, istatiksel analiz ve niceliksel akıl yürütme becerilerini içeren özgeçmişleri araştırarak beklentilerini değiştiriyorlar.

Ayrıca saysal veya bilgisayar merkezli düşünmenin sınırları da bilinmeli, gelecek nesil yetenek olmak için yeterli veri olmadığında sistem işlemeyeceğinden felç olmayarak başka çözüm önerileri de getirilebilmelidir

6- Yeni Medya Okuryazarlığı

Artık sosyal yaşamlarımıza hükmeden videolar, bloglar ve podcast’ler dahil olmak üzere, kullanıcı tarafından üretilen medyadaki patlamalar, önümüzdeki on yılda işyerinde tamamen hissedilecektir. PowerPoint gibi programların statik slayt yaklaşımından uzak iletişim araçları yaygınlaşacak ve çalışanların bu yeni formları kullanarak içerik üretme beklentileri dramatik bir şekilde artacaktır.
Gelecek nesil yetenekler, video gibi formatları anlamada akıcı olmalı ve bunları tıpkı bir sınavı veya sunumu değerlendirir gibi değerlendirebilmelidir. Ayrıca kendi görsel bilgilerini yaratmak ve sunmak için rahat olmaları gerekir. Sürükleyici ve görsel olarak teşvik edici bilginin sunumu normale döndükçe çalışanlar, bu araçları kendi izleyici kitlelerine yönlendirmek ve ikna etmek için daha karmaşık becerilere ihtiyaç duyacaktır.

7- Disiplinlerarası Beceri

Günümüzün küresel sorunlarının birçoğu tek bir uzmanlık disiplini tarafından çözümlenemeyecek kadar karmaşıktır (küresel ısınmayı veya aşırı nüfusa sahip çıkmayı düşünün). Bu çok yönlü problemler, disiplinlerarası çözümler gerektirir. 20. yüzyıl boyunca, her geçen gün daha fazla uzmanlık teşvik edildiyse de, önümüzdeki yüzyıllarda disiplinlerarası yaklaşımların sahne alacağı görülecektir.

Bunu, moleküler biyoloji, biyokimya, protein kimyası ve diğer spesifikasyonları harmanlayan nanoteknoloji gibi yeni alanların ortaya çıkmasında zaten görüyoruz. Bu kayma, bilgi çalışanlarının örgütlere getirmesi gereken beceri seti için önemli etkilere sahiptir. Önümüzdeki on yılın ideal işgöreni “T-şekilli”; en az bir alan hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmakla birlikte daha geniş bir disiplin dilinde konuşma kapasitesine sahip olacak. Bu, merak duygusu ve örgün eğitimin çok ötesinde öğrenmeye devam etmek için istekli olmayı gerektirir.

8- Tasarım Zekası

Tasarım konusundaki yetenek, istenilen sonuçlar için görev ve iş süreçlerini temsil etme ve geliştirme becerisi olarak özetlenebilir. Bilgisayar dünyasının algılayıcıları, iletişim araçları ve işleme gücü, işimize bir tasarım yaklaşımı getirmek için yeni fırsatlar getirecektir. Ortamlarımızı, en çok ilgilendiğimiz sonuçlara elverişli olacak şekilde planlayabileceğiz. Sinirbilimdeki bulgular, fiziksel çevrelerin bilinci nasıl şekillendirdiğinin altını çiziyor. Nörogenezis (yeni nöronların yaratılması) için ortamlar tasarlayan ve çalışan bir nörobiyolog olan Fred Gage, “çevreyi değiştirin, beyin değiştirin, davranışları değiştirin” diye savunuyor.

Geleceğin çalışanları, farklı görevlerin gerektirdiği düşünce türlerini tanımada ve bu görevleri gerçekleştirme yeteneklerini geliştiren çalışma ortamlarında düzeltmeler yaparken ustalık kazanmaya ihtiyaç duyacaktır.

9- Bilişsel Yük Yönetimi

Farklı formatlardaki bilgi akışı ve çeşitli cihazlardan gelen veriler açısından zengin bir dünya, bilişsel açıdan aşırı yükleme sorununu ön plana çıkarıyor. Kuruluşlar ve işçiler, etkili olanı süzüp önemli olana odaklanmayı öğrenebilirlerse, büyük miktarda veriyi bir avantaja dönüştürebilirler.

Yeni nesil çalışanlar, bilişsel aşırı yükleme sorunuyla başa çıkmak için kendi tekniklerini geliştirmelidir. Örneğin, sosyal filtreleme sıralaması, etiketleme veya içeriğe diğer meta veriler ekleme uygulaması, daha yüksek veya daha alakalı bilgilerin “gürültünün” üstünde yükselmesine yardımcı olur.

10- Sanal İşbirliği

İnsanları birbirine bağlayan teknolojiler, fiziksel ayrıma rağmen işgörenlerin her zamankinden daha kolay çalışmasını, fikirlerini paylaşmasını ve üretken olmasını sağlıyor. Ancak sanal çalışma ortamı yeni bir dizi yeterlilik ister. Sanal bir takımın lideri olarak, bireylerin dağınık bir gruba ilgi duymaları ve motivasyonu için stratejiler geliştirmeleri gerekir.

Oyunlardan ödünç alınan tekniklerin büyük sanal topluluklarla etkileşimde son derece etkili olduğunu öğreniyoruz. İşbirliği platformlarının anında geribildirim, net hedefler ve aşamalı bir dizi zorluk gibi tipik oyunlaştırma özellikleri içerdiğinden emin olun katılımı ve motivasyonu önemli ölçüde artırabilir.

Sanal ekip üyelerinin aynı zamanda üretkenliği ve sosyalleşmeyi de artırıyor. Second Life gibi oyunların bile sosyal-duygusal faydalar sağladığı Stanford üniversitesinde tespit edildi. Ayrıca mikroblog tarzındaki çevrimiçi akışlar da bir dostluk hissi yaratma ve çalışanlara varlıklarını sergileme şansı sunan altyapılar haline geldi. Yammer, Slack, Basecamp, Trello, Asana, Teamwork ve Wrike bu sanal işbirliğini güçlendiren uygulamalar arasında.

 

Peki sizde bu becerilerden kaçı var ?

Raporun tamamını okumak isteyenler için ilgili orjinal kaynak burada.

 

 

1 thought on “Üç Vakte Kadar Size Yol Görünmesin: 2020 Yılına Kadar Edinmeniz Gereken 10 Beceri”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir